Anlaşmalı Boşanma Davası: Nasıl Açılır, Ne kadar Sürer, Şartları Nelerdir?

Boşanma davaları, evlilik birliğinin sona erdirilmesine ilişkin hukuki sürecin en önemli aşamasını oluşturur ve tarafların iradesine göre farklı usullerle yürütülür. Bu süreçte, eşlerin boşanmanın tüm sonuçları üzerinde uzlaşması hâlinde tercih edilen anlaşmalı boşanma davası, hem daha kısa sürede sonuçlanması hem de taraflar açısından daha yıpratıcı olmaması nedeniyle uygulamada sıkça başvurulan bir boşanma yoludur.

Anlaşmalı Boşanma Nedir?

Anlaşmalı boşanma, evlilik birliğinin sona erdirilmesi konusunda eşlerin ortak irade göstermesi ve boşanmanın tüm hukuki sonuçları üzerinde tam bir uzlaşmaya varması hâlinde gerçekleşen bir boşanma türüdür. Uygulamada, eşler arasında çekişme bulunmaması ve boşanmaya ilişkin hususların önceden kararlaştırılmış olması, bu sürecin temel özelliğini oluşturur.

Yalnızca boşanma konusunda anlaşılmış olması yeterli değildir; nafaka, tazminat, velayet, kişisel ilişki ve mal paylaşımı gibi boşanmanın sonuçlarına ilişkin tüm konularda da irade birliği sağlanmış olmalıdır. Mahkeme, bu uzlaşmanın tarafların serbest iradesine dayandığını tespit ettiğinde anlaşmalı boşanmaya karar verir.

Bu yönüyle anlaşmalı boşanma, uzun ve çekişmeli yargılamalara gerek kalmadan, tarafların iradeleri doğrultusunda evlilik birliğinin sona erdirilmesini sağlayan özel bir boşanma davası türüdür.

Anlaşmalı Boşanma Nasıl Olur?

Anlaşmalı boşanma süreci, eşlerin evlilik birliğini sona erdirme konusunda ortak bir karar almasıyla başlar. Tarafların, boşanmanın mali ve kişisel sonuçları üzerinde uzlaşmaları ve bu uzlaşmayı yazılı hâle getirmeleri sürecin temelini oluşturur.

Bu aşamadan sonra, kanunda öngörülen şartların sağlanıp sağlanmadığı değerlendirilir ve eşler birlikte ya da bir eş tarafından açılan boşanma dava dilekçesi ve dava öncesinde tarafların mutabık kaldığı bir anlaşmalı boşanma protokolü ile mahkemeye başvurulur. Hakim, tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığını tespit ettiğinde anlaşmalı boşanma gerçekleşir.

Anlaşmalı boşanma, özü itibarıyla eşlerin uzlaşısına dayanan, hızlı ve pratik bir hukuki süreçtir.

Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?

Anlaşmalı boşanmanın şartları, Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca belirlenmiş olup, bu şartların tamamının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Mahkemeler bu şartların tamamının birlikte gerçekleşmesini aramaktadır. Bu şartlardan birinin dahi eksik olması hâlinde anlaşmalı boşanma kararı verilmesi mümkün değildir.

1. Evlilik birliğinin en az bir yıl sürmüş olması

Anlaşmalı boşanma yoluna başvurulabilmesi için evliliğin resmi nikâh tarihinden itibaren en az bir yıl geçmiş olması gerekir. Bir yıllık süre dolmadan yapılan başvurularda, taraflar her konuda anlaşmış olsalar dahi yasal düzenlemeler gereğince anlaşmalı boşanma kararı verilemez.

2. Eşlerin birlikte başvurması

Anlaşmalı boşanmada eşler anlaşma protokolüne uygun olarak birlikte hareket etmeli ve boşanma iradesinin karşılıklı olması şarttır.

3. Tarafların boşanma ve sonuçları konusunda tam uzlaşma sağlaması

Anlaşmalı boşanma davasında eşler; nafaka, maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı, varsa çocukların velayeti ve çocukla kişisel ilişki gibi boşanmanın tüm sonuçları üzerinde anlaşmış olmalıdır. Kısmi bir uzlaşma, anlaşmalı boşanma için yeterli değildir. Bu yönüyle anlaşmalı boşanma şartları, kapsamlı bir irade birliğini zorunlu kılar.

4. Uzlaşmanın yazılı bir protokol ile düzenlenmesi

Tarafların vardığı anlaşma, yazılı bir anlaşmalı boşanma protokolü hâline getirilmeli ve mahkemeye sunulmalıdır. Protokolde yer alan düzenlemeler açık, uygulanabilir ve çelişkisiz olmalıdır.

5. Eşlerin mahkeme huzurunda bizzat dinlenmesi

Anlaşmalı boşanma davasında hakim, tarafları duruşmada bizzat dinler ve boşanma iradelerinin serbestçe açıklandığını tespit eder. Tarafların duruşmaya katılmaması hâlinde anlaşmalı boşanma gerçekleşmez.

6. Hakimin protokolü uygun bulması

Hakim, özellikle çocukların menfaatini gözeterek protokoldeki düzenlemeleri inceler. Uygun bulunmayan hususlar varsa değişiklik önerilebilir. Ancak bu değişikliklerin taraflarca kabul edilmesi zorunludur.

Anlaşmalı Boşanma 1 Yıl Şartı

Anlaşmalı boşanmanın şartları arasında en temel kriterlerden biri evlilik süresidir. Evlilik birliği en az bir yıl devam etmemişse, tarafların anlaşması hukuken yeterli kabul edilmez. Bu durumda anlaşmalı boşanma mümkün olmayıp, boşanma ancak çekişmeli dava yoluyla gündeme gelebilir. Aksi takdirde Türk Medeni Kanunu’na göre anlaşmalı boşanmanın söz konusu olabilmesi mümkün olmayıp taraflardan birinin açtığı boşanma davasını diğer eşin kabul etmesi gerekir. Bu haliyle çekişmeli olarak dava görülse de yasal düzenleme kapsamında boşanma süreci kısa süre içerisinde tamamlanabilir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir?

Anlaşmalı boşanma davası, eşlerin evlilik birliğini sona erdirme ve boşanmanın tüm hukuki sonuçları üzerinde uzlaşmaları hâlinde açılan, özel bir boşanma davası türüdür. Bu dava türünün hukuki dayanağı, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasında açıkça düzenlenmiştir.

İlgili kanun hükmüne göre; evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin açtığı boşanma davasını diğer eşin kabul etmesi hâlinde, hakim tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirirse boşanmaya karar verir. Aynı maddede, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu konusunda taraflarca yapılan düzenlemenin hakim tarafından uygun bulunması gerektiği de açıkça belirtilmiştir.

Bu yönüyle anlaşmalı boşanma davası, klasik anlamdaki boşanma davalarından ayrılır. Çekişmeli boşanma davalarında taraflar arasında kusur, delil, tanık ve ispat tartışmaları ön plandayken; anlaşmalı boşanma davasında böyle bir yargılama yapılmaz. Tarafların iradesi ve sundukları anlaşmalı boşanma protokolü esas alınır.

Anlaşmalı boşanma davasının temel amacı, eşlerin karşılıklı rızasıyla evlilik birliğinin sona erdirilmesini sağlamak ve uzun süren yargılamaların önüne geçmektir. Bu nedenle, boşanma davaları arasında en kısa sürede sonuçlanan ve tarafları en az yıpratan dava türü olarak kabul edilmektedir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Anlaşmalı boşanma davası, belirli bir usul izlenerek açılır ve sürecin doğru yürütülmesi davanın kısa sürede sonuçlanması açısından önem taşır. Anlaşmalı boşanma süreci, tarafların irade birliğiyle hareket etmesi esasına dayanır ve aşağıdaki adımlar izlenerek ilerler.

1. Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Hazırlanması

Anlaşmalı boşanma davası açılmadan önce eşlerin, boşanmanın tüm hukuki sonuçları üzerinde anlaşmaları gerekir. Bu anlaşma, yazılı bir anlaşmalı boşanma protokolü hâline getirilir. Protokolde nafaka, tazminat, mal paylaşımı, ziynet, mehir alacağı, ev eşyaları ve varsa çocukların velayeti ve çocukla kişisel ilişki düzenlemeleri açık ve uygulanabilir şekilde yer almalıdır.

2. Yetkili ve Görevli Mahkemenin Belirlenmesi

Anlaşmalı boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi ya da eşlerin son altı ay birlikte yaşadıkları yer mahkemesidir.

3. Anlaşmalı Boşanma Dilekçesinin Hazırlanması

Tarafların anlaşmalı boşanma iradesini içeren bir anlaşmalı boşanma dilekçesi hazırlanır. Dilekçeye, taraflarca imzalanmış anlaşmalı boşanma protokolü eklenir. Dava, eşlerin birlikte başvurusu ile veya bir eş tarafından açılıp diğer eş tarafından kabul edilmesi yoluyla açılabilir.

4. Harç ve Masrafların Ödenmesi

Davanın açılabilmesi için gerekli anlaşmalı boşanma masrafı kapsamında başvuru harcı, peşin harç ve gider avansı mahkeme veznesine yatırılır. Harç ve masrafların eksiksiz yatırılması, davanın usulden ilerleyebilmesi açısından zorunludur.

5. Tarafların Duruşmaya Çağrılması

Dava açıldıktan sonra mahkeme, tarafları duruşma gününe davet eder. Anlaşmalı boşanma davasında tarafların duruşmada bizzat hazır bulunması zorunludur.

6. Duruşma ve Hakimin İncelemesi

Duruşmada hakim, eşleri bizzat dinler ve boşanma iradelerinin serbestçe açıklandığını tespit eder. Sunulan anlaşmalı boşanma protokolü incelenir; özellikle çocukların menfaati açısından uygunluk değerlendirmesi yapılır.

7. Boşanma Kararı ve Kararın Kesinleşmesi

Hakimin protokolü uygun bulması hâlinde anlaşmalı boşanmaya karar verilir. Karar taraflara tebliğ edilir ve yasal süre içinde istinaf yoluna başvurulmaması hâlinde karar kesinleşerek evlilik birliği sona erer.

Anlaşmalı Boşanmak İçin Gerekli Evraklar

Anlaşmalı boşanma davasının açılabilmesi için genel olarak aşağıdaki evraklar hazırlanmalıdır:

  • Anlaşmalı boşanma dilekçesi
  • Taraflarca imzalanmış anlaşmalı boşanma protokolü
  • Tarafların kimlik fotokopileri
  • Tarafların nüfus kayıtları
  • Varsa çocuklara ait nüfus bilgileri
  • Harç ve gider avansının yatırıldığına dair makbuz

Somut olayın özelliklerine göre mahkeme tarafından ek belge talep edilmesi mümkündür.

Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer?

Anlaşmalı boşanma süresi, boşanma süreçleri arasında en kısa sürede sonuçlanan dava türlerinden biridir. Eşlerin her konuda anlaşmış olması ve usule uygun bir başvuru yapılması hâlinde, yargılamanın uzamasını gerektiren bir durum ortaya çıkmaz.

Uygulamada, anlaşmalı boşanma süreci dava dilekçesinin mahkemeye sunulmasıyla başlar. Mahkemenin iş yoğunluğuna bağlı olarak duruşma günü genellikle birkaç gün ile birkaç hafta arasında verilir. Duruşmada tarafların bizzat dinlenmesi ve protokolün uygun bulunması hâlinde, boşanma kararı çoğu zaman aynı gün verilir.

Bu nedenle “anlaşmalı boşanma kaç gün sürer?” sorusunun tek bir cevabı bulunmamakla birlikte, uygulamada anlaşmalı boşanma davası açıldıktan sonra 2 hafta ile 1 ay arasında sonuçlanan dosyalar sıklıkla görülmektedir. Bazı mahkemelerde iş yoğunluğunun fazla olması hâlinde bu süre birkaç ayı bulabilmektedir.

Boşanma kararının verilmesinden sonra, kararın taraflara tebliği ve yasal istinaf süresinin dolmasıyla birlikte karar kesinleşir. Tarafların istinaf yoluna başvurmaması hâlinde, anlaşmalı boşanma süresi karar tarihinden itibaren yaklaşık 2–4 hafta içinde kesinleşme aşamasına ulaşır.

Sonuç olarak, evrakların eksiksiz hazırlanması ve tarafların duruşmaya katılması hâlinde anlaşmalı boşanma, boşanma süreçleri içerisinde en hızlı ilerleyen ve en kısa sürede tamamlanan boşanma yoludur.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü

Anlaşmalı boşanma protokolü, eşlerin evlilik birliğinin sona erdirilmesi konusunda olduğu kadar, boşanmanın doğuracağı tüm hukuki sonuçlar üzerinde de uzlaştıklarını gösteren yazılı belgedir. Uygulamada, anlaşmalı boşanmanın temelini oluşturan ve davanın kabul edilmesini sağlayan en önemli unsurlardan biridir.

Anlaşmalı boşanma protokolü; nafaka, maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı, varsa çocukların velayeti ve çocukla kişisel ilişki düzeni gibi konularda tarafların iradesini açıkça ortaya koyar. Mahkeme, boşanma kararı verirken bu protokolü esas alır ve tarafların üzerinde anlaştığı hususları hüküm altına alır. Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokol yalnızca taraflar arasındaki bir mutabakat metni değil, aynı zamanda mahkeme kararına yön veren hukuki bir belgedir.

Protokolün hazırlanmasının temel amacı, boşanma sonrasında taraflar arasında yeni uyuşmazlıkların doğmasını önlemektir. Açık, net ve uygulanabilir şekilde düzenlenmiş bir anlaşmalı boşanma protokolü, tarafların ileride tekrar dava ile karşı karşıya kalma riskini önemli ölçüde azaltır.

Ayrıca, hakim anlaşmalı boşanma davasında tarafların gerçekten uzlaşıp uzlaşmadığını bu belge üzerinden değerlendirir. Protokolün bulunmaması ya da eksik ve çelişkili düzenlemeler içermesi hâlinde, anlaşmalı boşanma kararı verilmesi mümkün olmaz. Bu yönüyle anlaşmalı boşanma protokolü, anlaşmalı boşanmanın hem hukuki dayanağı hem de güvencesi niteliğindedir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır?

Anlaşmalı boşanma protokolü, tarafların boşanma ve boşanmanın tüm sonuçları üzerinde vardıkları uzlaşmayı açık ve anlaşılır şekilde yansıtan bir metin olarak hazırlanmalıdır. Protokolün temel amacı, taraf iradelerini tereddüde yer vermeyecek biçimde ortaya koymak ve mahkemenin bu iradeyi kolaylıkla değerlendirebilmesini sağlamaktır.

Protokol hazırlanırken öncelikle eşlerin boşanma konusunda karşılıklı ve kesin iradeleri açıkça belirtilmelidir. Bunun yanında, boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin düzenlemelere yer verilmesi gerekir. Nafaka ödenip ödenmeyeceği, maddi veya manevi tazminat taleplerinin bulunup bulunmadığı gibi hususlar protokolde net şekilde ifade edilmelidir.

Eşlerin ortak çocukları varsa, velayet, çocukla kişisel ilişki ve çocuğun giderlerine ilişkin düzenlemeler de anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde yer almalıdır. Bu düzenlemelerin çocuğun üstün yararını gözetir nitelikte olması, protokolün mahkeme tarafından kabul edilmesi açısından önemlidir.

Son olarak, protokol açık, sade ve uygulanabilir bir dil ile kaleme alınmalı; tarafların kimlik bilgileri yer almalı ve metin her iki eş tarafından imzalanmalıdır. Bu şekilde hazırlanan bir anlaşmalı boşanma protokolü, dava sürecinin sorunsuz ilerlemesine katkı sağlar.

Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Olur?

Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı, Velayet

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı, eşlerin evlilik süresince edindikleri malların nasıl paylaşılacağı konusunda karşılıklı uzlaşmalarına dayanır. Anlaşmalı boşanma davası, mal paylaşımı hakimin re’sen değerlendirdiği bir konu değildir; tarafların iradesi esas alınır. Eşler, mal rejiminin tasfiyesini anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde diledikleri şekilde düzenleyebilirler.

Türk Medeni Kanunu’na göre, eşler arasında başka bir mal rejimi sözleşmesi yapılmamışsa yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Buna göre, evlilik süresince edinilen mallar kural olarak paylaşım konusu olur. Ancak anlaşmalı boşanmada taraflar, bu yasal düzenlemenin dışına çıkarak mal paylaşımından karşılıklı olarak feragat edebilir ya da paylaşımı farklı oranlarda kararlaştırabilir.

Uygulamada en sık karşılaşılan durumlardan biri, eşlerin mal paylaşımını anlaşmalı boşanma protokolü ile tamamen çözüme kavuşturmalarıdır. Protokolde, hangi malların kimde kalacağı açıkça belirtilir veya tarafların birbirlerinden mal rejimine dayalı herhangi bir talepte bulunmayacakları ifade edilir. Bu tür bir düzenleme, ileride ayrıca mal paylaşımı davası açılmasını engeller.

Yargıtay uygulamasında da, anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımına ilişkin açık irade beyanı bulunan hâllerde, tarafların sonradan mal rejiminin tasfiyesi talebiyle dava açmalarının dürüstlük kuralına aykırı olduğu kabul edilmektedir. Yüksek Mahkeme, protokolde yer alan mal paylaşımı hükümlerinin tarafları bağladığını ve bu düzenlemelerin geçerli olduğunu istikrarlı şekilde vurgulamaktadır.

📌 Anlaşmalı boşanma davasında mal paylaşımı, tarafların serbest iradeleriyle şekillenir. Bu nedenle protokolde yapılacak düzenlemelerin açık, net ve bilinçli şekilde yapılması, ileride doğabilecek hukuki uyuşmazlıkların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşır. Öte yandan anlaşmalı boşanma protokolünde düzenlenmemiş hususlar bakımından da tarafların ilerleyen süreçlerde hukuki ihtilaflarla karşı karşıya kalması söz konusu olabilecektir. Anlaşmalı boşanmaya ilişkin düzenleme esasen kapsayıcı olunması gerekliliğini barındırmakla beraber tarafların iradelerine göre belirli düzenlemeler ayrıksı tutularak yapılabilir.

Anlaşmalı Boşanmada Ortak Velayet

Anlaşmalı boşanmada ortak velayet, eşlerin boşanma sonrasında çocuğun velayetini birlikte kullanma konusunda uzlaşmaları hâlinde gündeme gelebilen bir düzenlemedir. Güncel yargı uygulamasında, anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde ortak velayete ilişkin açık ve net bir irade beyanı bulunması ve bu düzenlemenin çocuğun üstün yararına aykırı olmaması hâlinde, ortak velayet kararı verilebilmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nda ortak velayet açıkça düzenlenmemiş olmakla birlikte, Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararları doğrultusunda ortak velayet anlaşmalı boşanma davalarında kabul edilebilir bir uygulama hâline gelmiştir. Hakim, anlaşmalı boşanma davası çocuğun velayeti bakımından protokoldeki düzenlemeyi inceler ve çocuğun fiziksel, duygusal ve sosyal gelişimini olumsuz etkileyecek bir durum bulunmadığı kanaatine varırsa ortak velayeti uygun görebilir.

Ortak velayet kararı verilmediği durumlarda ise, anlaşmalı boşanmada velayet eşlerden birine bırakılır. Bu husus da tarafların anlaşmasına dayanır ve protokolde açıkça belirtilmelidir.

Anlaşmalı Boşanmada Çocuğu Görme Süresi

Anlaşmalı boşanmada, velayet kendisine bırakılmayan ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişki, tarafların uzlaşması doğrultusunda belirlenir. Çocuğu görme süresi; hafta sonları, bayramlar, resmi tatiller ve yaz tatili gibi dönemler dikkate alınarak düzenlenir.

Hakim, tarafların belirlediği kişisel ilişki düzenlemesini incelerken çocuğun yaşı, eğitim durumu ve üstün yararını esas alır. Çocuğun gelişimini olumsuz etkilemeyen ve düzenli bir ilişki kurulmasını sağlayan düzenlemeler, mahkeme tarafından kabul edilmektedir.

Anlaşmalı Boşanmada Tazminat

Anlaşmalı boşanmada tazminat, eşlerin boşanmanın mali sonuçları üzerinde yaptıkları anlaşmanın bir parçası olarak değerlendirilir. Anlaşmalı boşanma davasında maddi ve manevi tazminat talepleri, tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılır ve genellikle anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde açıkça düzenlenir.

Uygulamada en çok merak edilen konulardan biri, anlaşmalı boşanmadan sonra tazminat talep edilip edilemeyeceğidir. Taraflar, protokolde maddi ve manevi tazminat konusunda açıkça feragat ettiklerini belirtmişlerse, boşanma kesinleştikten sonra yeniden tazminat davası açılması kural olarak mümkün değildir. Çünkü anlaşmalı boşanma, tarafların boşanmanın tüm sonuçlarını bilerek ve isteyerek kabul ettikleri bir irade beyanına dayanır.

Ancak protokolde tazminat konusunda herhangi bir düzenleme yapılmamışsa veya tazminat hakkı saklı tutulmuşsa, belirli koşullar altında sonradan talepte bulunulması gündeme gelebilir. Bu noktada protokolün içeriği belirleyici rol oynar.

Anlaşmalı boşanmadan sonra manevi tazminat bakımından sıkça sorulan bir diğer soru ise, boşanma sonrasında aldatma olgusunun öğrenilmesinin tazminat sebebi olup olmadığıdır. Yargı uygulamasında, tarafın boşanma sırasında bilmediği ve iradesini etkileyen ağır bir kusurun sonradan ortaya çıkması hâlinde, somut olayın özelliklerine göre tazminat talebi değerlendirmeye alınabilmektedir. Ancak bu durum her olayda otomatik bir tazminat hakkı doğurmaz ve istisnai niteliktedir.

Sonuç olarak, anlaşmalı boşanmada maddi ve manevi tazminat konusu büyük ölçüde tarafların protokoldeki düzenlemelerine bağlıdır. Bu nedenle tazminata ilişkin hükümlerin açık, net ve tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, sonradan doğabilecek hukuki uyuşmazlıkların önüne geçilmesi açısından önem taşır.

Anlaşmalı Boşanma Nafaka Verilir Mi?

Anlaşmalı boşanmada nafaka, eşlerin boşanmanın mali sonuçları üzerinde yaptıkları uzlaşmanın bir parçası olarak değerlendirilir. Bu tür boşanmalarda nafaka verilip verilmeyeceği, tamamen tarafların karşılıklı iradesine bağlıdır ve genellikle anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde düzenlenir.

Anlaşmalı boşanma davasında, yoksulluk nafakası veya iştirak nafakası konusunda taraflar serbesttir. Eşler, nafaka ödenmesini kararlaştırabilecekleri gibi, anlaşmalı boşanmada nafaka istenmezse bu hususu protokolde açıkça belirtebilirler. Bu durumda, protokolde nafakadan feragat edildiğinin net biçimde yer alması gerekir. Aksi hâlde, ileride nafaka talebiyle uyuşmazlık yaşanması mümkündür.

Anlaşmalı boşanmada nafaka miktarı, tarafların ekonomik durumları, yaşam standartları ve varsa çocukların ihtiyaçları dikkate alınarak belirlenir. Hakim, tarafların belirlediği nafaka tutarını kural olarak kabul eder; ancak özellikle çocuklar için öngörülen nafakanın yetersiz olduğu kanaatine varırsa, çocuğun üstün yararı gereği müdahalede bulunabilir.

Nafaka şartları bakımından, tarafların iradesi esas olmakla birlikte yapılan düzenlemenin hakkaniyete uygun olması önemlidir. Yoksulluk nafakası kural olarak süresiz olarak kararlaştırılabileceği gibi, belirli bir süreyle sınırlandırılması da mümkündür. İştirak nafakası ise çocuğun ergin olmasına kadar devam edecek şekilde düzenlenir.

Sonuç olarak, anlaşmalı boşanmada nafaka konusu tarafların tercihine bağlıdır. Nafaka verilmesi, miktarı ve süresi konusunda yapılacak düzenlemelerin açık ve net olması, boşanma sonrasında yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasını engelleyecektir.

Anlaşmalı Boşanma Görevli ve Yetkili Mahkeme

Anlaşmalı boşanma mahkemesi, dava türünün niteliği gereği özel olarak belirlenmiştir. Anlaşmalı boşanma davasında görevli mahkeme, Türk Medeni Kanunu ve ilgili usul hükümleri uyarınca aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise bu davalara, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakar.

Anlaşmalı boşanma davasında yetkili mahkeme bakımından ise kanunda taraflara seçim hakkı tanınmıştır. Buna göre dava; eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde ya da eşlerin boşanma davası açılmadan önce son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir.

Yetki kuralları, anlaşmalı boşanma davasının usulüne uygun şekilde açılması açısından önemlidir. Yanlış yetkili mahkemede açılan anlaşmalı boşanma davalarında, karşı tarafın süresi içinde yetki itirazında bulunması hâlinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi gerekebilir. Bu durum, sürecin uzamasına neden olabilir.

Bu nedenle anlaşmalı boşanma davası açılmadan önce görevli ve yetkili mahkemenin doğru şekilde belirlenmesi, davanın hızlı ve sorunsuz ilerlemesi açısından önem taşır.

Anlaşmalı Boşanma Ücreti 2026 – Harç ve Masraflar

Anlaşmalı boşanma ücreti 2026 yılı itibarıyla tek ve sabit bir rakam olarak ifade edilemez. Çünkü anlaşmalı boşanma maliyeti, davanın açıldığı yer, dosyanın özellikleri ve tarafların avukatla çalışıp çalışmamasına göre değişkenlik gösterir. Bu nedenle uygulamada “anlaşmalı boşanma dava ücreti ne kadar?” sorusunun net bir sayısal karşılığı bulunmamaktadır.

Anlaşmalı boşanma sürecinde karşılaşılan masraflar, belirli kalemler hâlinde değerlendirilir ve her bir kalem farklı kriterlere göre belirlenir.

1. Harçlar

Anlaşmalı boşanma davası açılırken başvuru harcı ve peşin harç ödenir. Bu harçlar, her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenen yasal harçlardır ve dava açılmadan önce mahkeme veznesine yatırılır. Anlaşmalı boşanma dava açma ücreti kapsamında yer alan bu harçlar, dava türüne göre sabit niteliktedir.

2. Mahkeme Masrafları

Mahkeme masrafları; gider avansı, tebligat giderleri ve dosya masraflarını kapsar. Anlaşmalı boşanma masrafları ne kadar sorusunun cevabı bu kalemlerde değişkenlik gösterebilir. Tebligat sayısı, dosyanın işlem süresi ve mahkemenin uygulamaları masraf tutarını etkileyen unsurlar arasındadır.

3. Avukat Ücretleri

Tarafların bir avukatla temsil edilmesi zorunlu değildir; ancak uygulamada sürecin doğru ve hızlı yürütülmesi açısından sıklıkla tercih edilir. Anlaşmalı boşanma fiyatları avukatın tecrübesine, dosyanın kapsamına ve taraflara sunulan hukuki hizmetin içeriğine göre belirlenir.

📌Anlaşmalı boşanma maliyeti; yasal harçlar, mahkeme masrafları ve varsa avukatlık ücretlerinin toplamından oluşur. Somut bir rakamdan ziyade, bu kalemlerin neler olduğunun bilinmesi, sürecin mali yönünün doğru değerlendirilmesi açısından daha sağlıklı olacaktır.

Anlaşmalı Boşanma Avukatı

Anlaşmalı boşanma avukatı, her ne kadar bu dava türü uzlaşmaya dayalı olsa da, sürecin hukuka uygun, hızlı ve ileride sorun yaratmayacak şekilde sonuçlanmasında önemli bir rol üstlenir. Anlaşmalı boşanma davalarında asıl risk, tarafların “anlaştıklarını sanmaları” ancak hukuken eksik veya hatalı düzenlemeler yapmalarıdır. Bu noktada bir boşanma avukatı, tarafların iradesini doğru şekilde hukuki metne dönüştürür.

Uygulamada avukatsız anlaşmalı boşanma mümkündür; ancak en sık karşılaşılan problemler, hatalı veya eksik hazırlanmış anlaşmalı boşanma protokolü nedeniyle davanın reddedilmesi ya da boşanma kesinleştikten sonra ortaya çıkan hak kayıplarıdır. Özellikle nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve çocuklara ilişkin düzenlemelerde yapılan küçük bir ifade hatası bile, ileride geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilmektedir.

Avukat desteği olmadan hazırlanan protokollerde; tazminat haklarından farkında olunmadan feragat edilmesi, mal paylaşımı konusunda açık irade ortaya konulmaması veya velayet ve kişisel ilişki düzenlemelerinin uygulanamaz şekilde yazılması sıkça karşılaşılan durumlardandır. Bu tür eksiklikler, boşanma sonrasında yeni davaların açılmasına ve tarafların tekrar yargı süreciyle karşı karşıya kalmasına neden olur.

Anlaşmalı boşanma avukatı, yalnızca dava açılmasını sağlamakla kalmaz; tarafların hak ve yükümlülüklerini önceden görmelerine, olası riskleri değerlendirmelerine ve protokolün mahkeme tarafından kabul edilebilir şekilde hazırlanmasına katkı sunar. Bu sayede anlaşmalı boşanma, gerçekten amacına uygun olarak hızlı ve sorunsuz şekilde sonuçlanır.

Bu kapsamda Erdağ Legal olarak, anlaşmalı boşanma davasında taraflara hukuki danışma ve sürecin sağlıklı yürütülmesine yönelik destek hizmeti sunulmaktadır.

Anlaşmalı Boşanma Hakkında Sık Sorulan Sorular

⚖️❓ Anlaşmalı boşanma dilekçesi verildikten kaç gün sonra mahkeme olur?

✍️ Anlaşmalı boşanma dilekçesi mahkemeye verildikten sonra duruşma günü, mahkemenin iş yoğunluğuna göre genellikle 2 hafta ile 1 ay arasında belirlenir. Bazı adliyelerde bu süre istisnai olarak birkaç gün içinde de olabilir. Tarafların dilekçe ve protokolü eksiksiz sunması süreci hızlandırır.

⚖️❓ Ayrı şehirlerde anlaşmalı boşanma nasıl olur?

✍️ Eşlerin aynı şehirde ikamet etmesi şart değildir. Anlaşmalı boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde veya son 6 ay birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir. Ancak duruşmada iki tarafın da bizzat hakim huzurunda bulunması zorunludur.

⚖️❓ Anlaşmalı boşanmada nafaka ne zaman başlar?

✍️ Nafaka, anlaşmalı boşanma protokolünde aksi kararlaştırılmadıkça, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte başlar. Taraflar protokolde daha erken veya daha geç bir başlangıç tarihi belirleyebilir.

⚖️❓ Anlaşmalı boşanma davasında hâkim ne sorar?

✍️ Anlaşmalı boşanma davasında hâkim, tarafların boşanma iradelerinin serbest ve gerçek olup olmadığını denetler. Genellikle evliliğin bitip bitmediği, protokolü isteyerek imzalayıp imzalamadıkları, nafaka, velayet ve mal paylaşımı konularında anlaşıp anlaşmadıkları sorulur.

⚖️❓ Adli tatilde anlaşmalı boşanma davası görülür mü?

✍️ Anlaşmalı boşanma davası adli tatilde görülebilen davalar arasında yer almaz. Bu nedenle dava açılabilir ancak duruşma genellikle adli tatil sonrasına bırakılır.

⚖️❓ Anlaşmalı boşanma davasına iki taraf da gitmezse ne olur?

✍️ Tarafların duruşmaya birlikte katılması zorunlu olduğundan, iki taraf da duruşmaya katılmazsa dava usulden reddedilir veya işlemden kaldırılabilir. Anlaşmalı boşanma için hâkimin tarafları bizzat dinlemesi şarttır.

⚖️❓ Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer?

✍️ Anlaşmalı boşanma davası, tek duruşmada sonuçlanması halinde ortalama 1–2 ay içinde tamamlanır. Ancak kararın kesinleşmesiyle birlikte süreç fiilen sona erer; kesinleşme süresi genellikle duruşmanın görülmesinden sonra 2–3 haftadır.

⚖️❓ Anlaşmalı boşanma davası harcı geri alınır mı?

✍️ Anlaşmalı boşanma davasında ödenen başvuru ve peşin harçlar kural olarak iade edilmez. Ancak dava açıldıktan sonra henüz esasa girilmeden feragat edilirse, sınırlı bir iade mümkün olabilir.

⚖️❓ Anlaşmalı boşanma davası ertelenir mi?

✍️ Taraflardan birinin hazır olmaması, protokolde eksiklik bulunması veya hâkimin taraf iradelerini yeterli görmemesi halinde dava bir defaya mahsus olarak ertelenebilir. Ancak ertelenme, anlaşmalı boşanmanın tek duruşmada bitmesini engeller.

⚖️❓ Anlaşmalı boşanma avukatsız olur mu?

✍️ Hukuken avukat tutma zorunluluğu yoktur; avukatsız anlaşmalı boşanma mümkündür. Ancak protokolde yapılacak bir hata, nafaka, velayet veya mal paylaşımı konusunda geri dönülmesi zor veya imkansız hak kayıplarına yol açabilir.

⚖️❓ Anlaşmalı boşanma davasında taraflardan biri gelmezse ne olur?

✍️ Taraflardan biri duruşmaya katılmazsa anlaşmalı boşanma şartları oluşmaz. Bu durumda anlaşmalı boşanma davası ya reddedilir ya da hâkim, şartları varsa davayı çekişmeli boşanma davasına dönüştürebilir.